43
Lisenin İlk Senesi..,

Lisenin ilk senesi... Bir gün ansızın uyandım ve saate baktım. Saat 6:30… Adam gibi bir kahvaltı yapsam, otobüse binsem anca okula varırım, hatta geç bile kalabilirim. Direkt mutfağa koştum. Baktım ekmek yok. Kimseyi rahatsız etmeden daireden dışarı çıktım. Apartmanın kapısı önüne geldim, yavaşça dış kapıyı araladım. Havada saat 6:30 karanlığı yok. Bir de üstüne apartmanın otomatik ışığı sen sön; ortalık zifiri karanlık… Apartmanın kapısından yukarı ki bakkala baktım açık değil, aşağıdakine baktım açık değil ama en azından fırıncı kapı önüne ekmek bırakırdı; o da yok. Arka mahalledeki bakkala bakmak için apartmandan çıktım. Tam köşeyi dönecekken ufak bir köpek havladı; umursamadım. Ben bakkala doğru yaklaşırken; ufak köpecik havlamasına devam ediyordu. O bakkal da açık değildi… Hayret! “Diğerine bakayım” diye düşünür ve bir yokuştan aşağı inerken; arkamdan dörtnala; “dıgıdık dıgıdık” diye sesler çıkararak koşan bir hayvanın seslerini işittim. Küçük köpeğin annesi olmalıydı. Arkama bile bakmadan yokuş aşağı koşmaya başladım ama bir an merak ettim: “Kimdir, nedir” diye… Ve kafamı arkaya çevirip, o şekilde yokuş aşağı koşmaya başladım. Salyalar akıtarak peşimden koşan koca bir köpek… Ve karanlıkta daha da korkunç görünüyordu. Önüme döndüm ve koca bir çığlık attım. Önümdeki apartmanların ışıkları bir bir yanmaya başlarken; arkamdaki köpeğe tekrar bakayım dedim. Köpek deli gibi peşimden koşarken; çığlığımın şiddetinden kendisini frenlemeye çalıştı ve yerde kayıp patinaj çekerek; önündeki arabanın altına acemi bir buz patencisi gibi kayarak girdi. Köşeyi dönüp apartmana ulaştım. Kapıyı açtım, merdivenleri tırmanıp daireden içeri girdim ve ilk işim saate bakmak oldu. Saat hâlâ 6:30'du. Rüya'da olamadığıma göre ve bunlar birkaç saniyelik bir olay olmadığına göre bu saat neden hâlâ aynı vakti gösteriyordu? Biraz daha dikkatli baktım saate... Saatin saniyeyi gösteren o kırmızı işaretçisi bir ileri bir geri can çekişiyordu. Televizyonun kumandasını aldım ve saati gösteren bir kanalı açtım. Saati olan bütün kanallarda saat 4:45'ti. Bizim saat akşam 6:30'da durmuş... "Biraz daha dikkat et" dedim kendi kendime... Günler sonra bir çığlık sesi ile uyandım yataktan... Dışarıdan geliyordu ses ve hava çok karanlıktı. Kıs kıs gülerek yorganı üstüme çektim ve uyudum. Çünkü saatin 4:45 olduğu kesindi ve şu dünyada bir şeylerin görünüşüne aldanan, bir şeyleri yanlış anlayan bir tek ben değildim.

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamıştır!
Yazar Hakkında
Adı: Editör ✓
Nerden: İstanbul
Yaş: 100
Meslek: Administrator
Eğitim

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Hakkında

Hikaye editörü.